Ayakkabı Numaraları Ülkeden Ülkeye Neden Değişir?
Aynı ayak için 41, 7,5 ve 265 diyen üç ayrı sayı. Ayakkabı numaralandırmasının arpa tanesinden milimetreye uzanan şaşırtıcı hikâyesi ve pratikte ne yapmalı.
Oğuzhan Erdem 5 dk okuma
Bir ayakkabı kutusunun üzerinde çoğu zaman tek bir sayı değil, yan yana yazılmış üç dört farklı sayı bulunur. Aynı ayak için biri 41, diğeri 7,5, bir başkası 8, sonuncusu da 265 der. Bu karmaşa bir hata ya da üreticilerin keyfî tercihi değildir; birbirinden bağımsız doğmuş, farklı ölçü birimlerine yaslanan ve yüzyıllar içinde kendi içinde tutarlı hâle gelmiş numaralandırma sistemlerinin yan yana yaşamasının sonucudur. Bu yazıda o sistemlerin nereden geldiğini ve neden hâlâ birleştirilemediğini adım adım ele alıyoruz.
Numaranın Ölçtüğü Şey Ayak Değil, Kalıptır
İlk şaşırtıcı ayrıntı şu: ayakkabı numarası çoğu sistemde doğrudan ayağın uzunluğunu değil, ayakkabının üretildiği kalıbın uzunluğunu anlatır. Kalıp, ayaktan biraz daha uzundur; çünkü parmakların önünde boşluk bırakılması, yürürken ayağın öne kaymasına yer açılması gerekir. Bu pay üreticiden üreticiye, hatta aynı markanın spor ve klasik modelleri arasında değişir. Numara aynı olsa bile iki ayakkabının içinin farklı gelmesinin ilk nedeni budur.
Arpa Tanesiyle Ölçülen Bir Miras
İngiliz sisteminde numaralar arasındaki fark, uzun süre "arpa tanesi" denen bir uzunluk birimine dayandırılmıştır. Bir arpa tanesi yaklaşık olarak bir parmağın üçte biri kadar, yani santimetre karşılığı bir buçuk milimetrenin biraz üzerinde kabul edilir. İki komşu numara arasındaki mesafenin bugün hâlâ bu kadar küçük olmasının sebebi buradan gelir. Yarım numaralar da bu farkı ikiye bölme ihtiyacından doğmuştur; yani yarım numara, aslında yarım arpa tanesi kadar bir uzunluk demektir.
Avrupa Sisteminde Ölçü Neden Tam Santimetre Değil?
Kıta Avrupası'nda yaygın olan numaralandırma ise ayakkabıcıların kullandığı eski bir uzunluk birimine, yani üçte iki santimetreye dayanır. İki komşu numara arasındaki fark bu yüzden altı buçuk milimetre değil, yaklaşık altı-yedi milimetre civarındadır. Bu sistemde yarım numara geleneksel olarak pek bulunmaz; çünkü aralıklar zaten İngiliz sistemine göre daha geniştir. Türkiye'de kullandığımız numaralar da bu aileye aittir. Aynı ayak için Avrupa numarası ile İngiliz numarası arasında sabit bir çıkarma işlemi yapılamamasının nedeni, iki sistemin farklı birimlerden ve farklı sıfır noktalarından başlamasıdır.
Milimetreyi Doğrudan Yazan Sistem
Uluslararası standart olarak önerilen ve özellikle Japonya ile bazı spor ürünlerinde karşımıza çıkan sistem ise işi basitleştirir: kutunun üzerindeki sayı, ayağın topuktan en uzun parmağa kadar olan uzunluğunu doğrudan milimetre cinsinden verir. 265 yazan bir kutu, 26,5 santimetrelik ayak için üretildiğini söyler. Bu sistem aynı zamanda ayağın genişliğini de ikinci bir değerle belirtir. Mantık olarak en anlaşılır olanı bu olsa da, perakende alışkanlıkları eski sistemlerin etrafında kurulduğu için yaygınlaşması yavaş kalmıştır.
Kadın ve Erkek Numaralarının Ayrılması
İngiliz ve Amerikan sistemlerinde aynı fiziksel uzunluk, kadın ve erkek ayakkabılarında farklı sayılarla ifade edilir. Yani bir kadın ayakkabısındaki numara ile aynı uzunluktaki erkek ayakkabısının numarası arasında sabit bir kaydırma vardır. Bu ayrım, geçmişte ayakkabıların farklı atölyelerde ve farklı kalıp setleriyle üretilmesinden kalmıştır. Avrupa sisteminde böyle bir ayrım bulunmaz; numara her iki ürün grubu için aynı ölçeği kullanır. Yurt dışından alışverişte en sık yaşanan karışıklıklardan biri de bu kaydırmanın gözden kaçmasıdır.
Genişlik: Görünmeyen İkinci Ölçü
Numara yalnızca uzunluğu anlatır, oysa ayakkabının rahat olup olmadığını belirleyen ikinci bir ölçü daha vardır: genişlik. Bazı üreticiler bunu harflerle gösterir, bazıları hiç belirtmez. Numarası doğru olduğu hâlde tarak bölgesi sıkan ya da topuktan kaçan ayakkabıların çoğunda sorun uzunlukta değil, genişliktedir. Aynı numarayı iki farklı modelde denediğinizde birinin rahat, diğerinin dar gelmesi de bu yüzdendir. Sadece sayıya bakarak sipariş vermek bu nedenle yanıltıcı olabilir.
Sol ve Sağ Ayak Neden Farklı Çıkar?
Çoğu insanda iki ayak birbirinin tam eşi değildir; birkaç milimetreye varan uzunluk farkı oldukça yaygındır. Ayakkabıcılıkta kabul gören yaklaşım, ölçüyü uzun olan ayağa göre almaktır. Ayrıca ayak gün içinde şişer; akşam ölçülen ayak, sabah ölçülenden birkaç milimetre daha uzun ve geniş çıkabilir. Bu yüzden deneme yapmak için günün geç saatleri, sabahın erken saatlerinden daha güvenilir kabul edilir. Kalın çorapla ince çorap arasındaki farkın da hesaba katılması gerekir.
Sol ve Sağ Ayakkabının Ayrılması Yeni Bir Fikirdir
Bugün doğal karşıladığımız bir ayrıntı, tarih içinde uzun süre var olmamıştır: ayakkabıların sol ve sağ ayak için ayrı kalıplarla üretilmesi görece yeni bir uygulamadır. Uzun dönem boyunca aynı kalıptan çıkan iki tekli, giyen kişinin ayağına zamanla oturarak biçim alırdı. Ayrı kalıp üretiminin yaygınlaşması, seri üretimin ve ayak sağlığına dair anlayışın gelişmesiyle birlikte olmuştur. Numaralandırma sistemlerinin bu kadar çeşitlenmesi de aynı dönemde, her ülkenin kendi ölçü geleneğiyle sanayileşmesinden kaynaklanır.
Çocuk Numaraları Neden Ayrı Sayılır?
Çocuk ayakkabılarında birçok sistem ayrı bir ölçek kullanır ve belli bir uzunluktan sonra numaralar yeniden birden başlar. Bunun pratik bir nedeni vardır: çocuk ayağı hızlı büyür ve aradaki küçük farklar yetişkine göre çok daha belirleyicidir. Ayrıca çocuk kalıplarında parmak payı oranı farklı hesaplanır. Alışveriş yaparken çocuk ve yetişkin ölçeğinin kesiştiği aralıkta aynı sayının iki farklı uzunluğa denk gelebileceğini akılda tutmak gerekir.
Pratikte Ne Yapmalı?
En güvenilir yöntem, numaraya değil santimetreye güvenmektir. Bir kâğıdı düz zemine koyup üzerine basarak topuk ve en uzun parmak hizasını işaretlemek, ardından aradaki mesafeyi cetvelle ölçmek birkaç dakika sürer. Elinizde bu ölçü olduğunda, üreticinin kendi tablosundaki santimetre karşılığına bakabilirsiniz. Çünkü tek tutarlı bilgi, markanın kendi tablosudur; genel dönüşüm cetvelleri yaklaşık değer verir. İkinci güvenilir yöntem ise iç taban uzunluğunu sormaktır.
Ayakkabı numaralarının bu kadar dağınık olması, aslında ölçü birimlerinin tarihine dair küçük bir hatıradır. Arpa tanesinden kalma bir aralık, ayakkabıcı atölyelerinden kalma bir birim ve modern milimetre ölçüsü aynı raf üzerinde yan yana durur. Bu karmaşayı ortadan kaldıramasak da, kendi ayağımızın santimetre cinsinden uzunluğunu bilmek onu büyük ölçüde zararsız hâle getirir. Bir kez ölçüp not aldığınızda, kutunun üzerindeki hangi sayının size hitap ettiğini anlamak çok daha kolaylaşır.