İçeriğe geç
Antalya Not

Hayata küçük sorular, burçlara kendine has cevaplar

Teknoloji

Wi-Fi Evin Her Odasına Neden Ulaşmıyor?

Evde internet yavaşlığının sebebi çoğu zaman tarife değil, sinyalin dağılımıdır. Modem yerleşimi, bant seçimi ve girişim gibi belirleyici başlıkların pratik anlatımı.

Berrin Aksoy 4 dk okuma

Evde internet hızından şikâyet eden herkesin ilk düşündüğü şey tarifeyi yükseltmek olur. Oysa çoğu evde sorun abonelikte değil, sinyalin evin içinde nasıl dağıldığındadır. Modem salonun bir köşesinde, televizyon ünitesinin arkasında, kabloların arasına sıkışmış hâlde durur; yatak odasında ya da mutfakta sinyal çubukları düşer, görüntülü görüşme donar. Kablosuz ağın nasıl davrandığını kabaca anlamak, para harcamadan yapılabilecek epeyce iyileştirmenin kapısını açar.

Wi-Fi sinyali evin içinde nasıl yol alır

Modemin yaydığı sinyal her yöne eşit ilerleyen bir dalgadır ve önüne çıkan her malzeme onu bir miktar zayıflatır. Alçıpan bölme az, tuğla duvar orta, betonarme perde duvar ve içinde metal hasır bulunan kolonlar ise çok yüksek kayba yol açar. Su da sinyali güçlü biçimde emer; büyük akvaryumlar, dolu su depoları, hatta kalabalık bir oda beklenenden fazla zayıflatma yaratır. Bu yüzden aynı metrekaredeki iki evde kapsama alanı tamamen farklı olabilir.

Modemin yeri en büyük değişkendir

En yaygın hata, modemi telefon ya da fiber prizinin bulunduğu noktaya mahkûm etmektir. Priz genellikle evin girişinde, koridorun ucunda veya balkon kapısının yanındadır; yani evin merkezinde değil kenarındadır. Bu konumda sinyalin yarısı komşuya ve sokağa gider. Modemi mümkün olduğunca evin orta bölgesine, yerden yaklaşık bir buçuk metre yükseğe ve açık bir rafa almak, hiçbir cihaz satın almadan kapsamayı belirgin biçimde iyileştirir. Uzatma kablosu kullanmak çoğu zaman en ucuz çözümdür.

Modemi kapalı dolabın içine koymak, arkasına kitap dizmek, metal ayaklı televizyon sehpasının altına yerleştirmek sinyali doğrudan boğar. Cihazın etrafında en az bir karış boşluk bırakmak hem sinyal hem de ısınma açısından iyidir. Antenli modellerde antenleri farklı açılara yatırmak, tek katlı evlerde yatay kapsamayı, dubleks dairelerde ise kat arası geçişi artırabilir. Antenleri hepsini dik tutmak yerine biri dik biri yatay konumda denemek pratik bir yöntemdir.

2,4 GHz ve 5 GHz arasındaki fark

Modern modemler iki ayrı bantta yayın yapar. 2,4 GHz daha uzağa gider ve duvarları daha iyi geçer ama kalabalıktır; komşu ağlar, kablosuz klavyeler, bebek telsizleri, mikrodalga fırınlar aynı bandı kullanır. 5 GHz çok daha hızlıdır ve daha az kalabalıktır ama duvarlara karşı zayıftır. Modeme yakın oturulan yerlerde 5 GHz, uzak odalarda 2,4 GHz mantıklıdır. Cihazın bant seçimini kendi yapması genelde işe yarar, ancak sabit çalışılan bir odada elle seçim daha kararlı sonuç verir.

Komşu ağların yarattığı kalabalık

Apartmanlarda onlarca ağ aynı kanalları paylaşır. Modem arayüzünde kanal ayarı otomatikte bırakılmışsa cihaz genelde açılışta bir seçim yapar ve uzun süre değiştirmez. Ara sıra modemi yeniden başlatmak, kanalın yeniden değerlendirilmesini sağlar. Arayüze girip kanal genişliğini ve kanal numarasını elle ayarlamak da mümkündür; ancak burada aşırıya kaçmadan, birkaç seçenek deneyip hangisinin daha kararlı olduğunu gözlemlemek yeterlidir.

Menzil genişletici mi, mesh mi, kablo mu

Sinyalin ulaşmadığı bir oda varsa üç yol vardır. Menzil genişletici ucuzdur ama mevcut sinyali alıp tekrar yaydığı için hızı genellikle yarıya düşürür; ancak modemin sinyalini iyi aldığı bir ara noktaya konursa işe yarar. Mesh sistemler birden fazla üniteyle evi tek ağ gibi kaplar ve oda değiştirirken bağlantı kopmaz; daha pahalıdır ama büyük ve bölmeli evlerde en tutarlı sonucu verir. En sağlam çözüm ise kablodur: uzak odaya çekilecek bir ethernet kablosu ya da eski binalarda elektrik hattını kullanan powerline adaptörler, kablosuz zincirin zayıf halkasını tamamen ortadan kaldırır.

Cihaz kalabalığı ve arka plan trafiği

Bugün ortalama bir evde telefonlar, tabletler, televizyon, robot süpürge, akıllı priz ve güvenlik kamerası aynı ağa bağlıdır. Bunların çoğu az veri kullanır ama sürekli bağlantı ister. Yavaşlığın kaynağı bazen bir cihazın arka planda yaptığı yedekleme veya güncellemedir. Sorun yaşandığında hangi cihazın ne kadar trafik ürettiğine bakmak, modemi suçlamadan önce iyi bir adımdır. Kullanılmayan eski cihazları ağdan çıkarmak da düzen sağlar.

Basit bir kontrol sırası

Bir sorun yaşandığında sırayla ilerlemek zaman kazandırır: önce aynı odada başka bir cihazla test edin, sorun tek cihazdaysa mesele ağ değildir. Sonra modeme kabloyla bağlanıp hızı ölçün; kabloyla iyi, kablosuzda kötüyse sorun kapsamadır. Kabloyla da kötüyse hat ya da abonelik tarafına bakmak gerekir. Modemi yeniden başlatmak, yazılımını güncellemek ve fiziksel yerini bir metre bile değiştirmek çoğu şikâyeti çözer.

Kablosuz ağ, görünmez olduğu için sihirli sanılır; oysa oldukça fiziksel bir konudur. Duvar, mesafe, yükseklik ve kalabalık dört temel değişkendir. Modemi doğru yere koymak, bantları bilinçli kullanmak ve gerektiğinde kablodan çekinmemek, çoğu evde daha yüksek tarifeye geçmeden fark yaratır. Önce bu ayarları denemek, hem bütçe hem de sinir açısından kârlıdır.